Archive for Mart, 2008

Deli Deliyi Gördü 0

deliii.jpg

ve karşımda duruyordu. elinde bir değnek tık tık yere vurarak birini bekliyordu sanki. arada bir toprağa yuvarlaklar çizip “hımm, olmadı bu” diyordu. “deli midir nedir?” dedim içimden. üç buçuk atıyordum elimdekini görecek diye. ki eğer görürse “yüksek mevkiilerde tanıdıklarım var” diyip korkutacaktım. planımda hazırdı. ne saklıyordum ki. saldırıya geçmeliydim. eskrim sporunu icra edebilirdik beraberce. ama o bunu anlayacakmıydı. ya gözüme yada başka bir yerime sokuverirse elindekini. pekte kalın. göt donduran bu soğuk havada, mısır tarlasının yakınlarında bir kovalamaca yaşamak istemiyordum korku filmlerindeki gibi. gerçi onunda çizdiği halkalar yusuf-yusuf halkaları gibiydi gördüğümce. bu galibi ve malubu olmayan bir oyun olabilir centilmence. ama bu delinin bunu anlayacağını hiç sanmıyorum ve değneğimi saklıyorum. iyi günler yusuf.

İçim Dışıma Sığmıyor 1

fdsfe.jpg

siyah noktadan arındırıcılarla, kükürtlü sabunlarla, doğal süngerlerle gözeneklerini krater gibi açtığım vücüdumda değişimler başladı. delikler doluyor, zaman zaman taşıyor. içim dışarıya çıkmak için gerilip gerilip vuruyor. atışlarını dahada sertleştirirse çok fazla dayanamayıp, yırtılmış patates çuvalı gibi salıvereceğim sağa sola anılarımı, sevdalarımı, organlarımı, bulunmamışlarımı. biri gelip akanları, dökülenleri toplar mı, üstüne onlar halka değil fil peçetelerinden örter mi? örtmesede bir su tutuversin. birinin üstüne, ayağına yapışır neme lazım; düşmanıma vermesin! meçhulde bir denize doğru akıyor herşey görüyorum. ama engel olacak, akışı bir aşka/umuda çevirecek barajlar kuramıyorum. ne gücüm, ne sermayem yetiyor. kabul etmeliyim artık: ben sağından-solundan patlamış bir patates çuvalıyım.

Olmak yada Olamamak 1

rtevrv.jpg

çok aşık olur pişman oluruz, çok kayısı yeriz ishal oluruz, çok konuşur geveze oluruz, soğukta kalırız hasta oluruz, fazla çalışıp zengin oluruz, sürekli monitöre bakıp kör oluruz, murat yılmazyıldırım dinler bunalım sahibi oluruz, araba alır ayağımızı yerden kesmiş oluruz, kredi kartı alıp borçlu oluruz, sabahları uyku sersemi oluruz, akşamları cin gibi oluruz, tatile gider pamuk gibi oluruz, taksiye biner makam oluruz, içki içer sarhoş oluruz, spor yapar üçgen vücut yada taş gibi oluruz, sigara içer kanser oluruz (hamileysek çocuğa zarar veririz), muhabbet eder kanka oluruz, dans eder on numara adam oluruz, gitar çalar kafasını sallayan yetenekli adam oluruz.. oha falan oluruz.. etki-tepki dünyası hakikaten oluruz..

Yastıkla Savaş 2

asdadadasdxa.jpg

ve bu akşamdan da nefret ettim her akşam gibi. ah yağmur.. şu yağmurlu günlerde yapma bunu.. elimle tutabilsem ikinizide boğarım.. zaten ağırım birde yağmurun yükü. ki olmuşum iki katım daha ağır kendimden kafamı koyuyorum yastığa, hissediliyor. yağmur mu ıslattı, gözyaşım mı ayıramadım yine işte! ve annemin söylediklerinden çıkıyorum her seferinde. ıslak kafayla yatıyorum, yada ıslanıyor. yatınca da bitmiyor. yalnızlık ya hani derdimiz; al sana yalnızlık.. olmuşken yarısı yatağımın, yoksun. bir kol mesafesi boşluk.. ıslak yastık.. “ve senin dünyanı gördükten sonra bu dünya dar bana zaten.” final cümlemide harcadım senin için.. kala kala bu uyduruk yastık ve mesafeyi ölçmeye yarayan, bugün üstünde ağırlığın olmadığından uyuşamamış kolum kaldı.. bu yağmur keşke.. öpmek için mi, vurmak için mi o uzanma? yastıkla vur vuracaksan..

Özet Olarak 3

al kalbini ver kalbimi

al kalbini ver kalbimi! eğer aldıysan. ben aldım evet. ceviz ağacı gibi bir ağaçtı verdiğim yer. senin aldığın yer neresi bilmiyorum. eğer aldıysan. gün geçtikçe düşüncelerimde değişiyor, gelişiyor. senin üstünde yapıyorum deneylerimi, gözlemlerimi, gezilerimi. sevgi turları düzenliyorum. ama bu sefer hiçbir yeri gezmek, görmek, bilmek istemiyorum. ver bana ait olanı, al seninkini. eğer aldıysan. sonu yaklaştıkça “kısa bir özetini yarına istiyorum” denmiş gibi kendi kendimi “özetlesem ne çıkar?” diye sıkıştırıyorum. kalemi kağıdı değil, kalbimi ve anılarımı alıyorum. kafamı az öne eğip düşünmeye başlıyorum. nedir senin özetin? çünkü bu değiş-tokuş sırasında bir özet olmalı. bu yaptığımızın bir nedeni olalı. kim kime neyini vermiş? istediğim özeti sana verirken yüzüm kızarıyor. “kısa mı oldu acaba?” diyorum kendi kendime ve bu beni çok utandırıyor. yinede hiç olmazsa isimime 5 puan verirsin özetimi beğenmezsen diyorum:

Lowman

seni seviyorum

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »