gece girdiğim bakkala önce içtiğim sigaradan olup olmadığını sordum, sonrada parasını bırakıp paketi cebime attım. tam çıkarken arkamdan seslendi: dur bakalım, nereye? mahalleye yeni taşındığımızı anlatmaya çalıştıysamda benim ilk görüşte çay sandığım plastik bardaktaki içeceğin şarap olduğunu anlamayacak kadar yeşilaycı değildim. anlaşılan mahallemizin bakkalı (çabuk ısınırım) ve onun kafası başka marketlerde beyin sote olarak kendini pazarlamaktaydı ve bana düşen bir an önce orayı terk etmekti..
fakat herşey filmlerdeki gibi kolay değil. bakkal sardırdı, yaşını, tokatlılığını, fevkalade gençlik anıları olduğunu, alkolü aslında çok almadığını ondan böyle göt olduğunu falan anlatmaya koyuldu. ben bu arada cebimdeki sigaradan bir tane çıkartıp yakmıştım bile. anlaşılan bakkalımız bir müddet belki bir başka müşteri gelinceye kadar beni orada tutacaktı. camdan para basıyordur ulan dediğim bakkalın sinek avlayacağı tuttu ve kimse ne geldi ne de kapıdan göründü. saat o kadar geç olmuştu ki evdekiler merak edip polisi arasalar keşke diyordum.
ve o anda, bakkala girdikten sonra yeniden çeki düzen verdiğim hayallerim gerçek oldu; bir müşteri gelmişti. ama gelenin hayallerimi kırık leblebi diye kalan şarapla bir yiyeceğini nerden bilebilirdim ki? yaklaşık 2 saat olmuştu ve anılar o kadar hızlanmıştı yaşanılmıştı ki, biri eğer bakkalı ve sonradan katılan komşusunu dışarıdan izlese hareketlere anlam veremez ve 911′i arardı. evet 911′i arardı çünkü hareketler çok kafa karıştırıcıydı, bizim 155 bunu çözemezdi. bir ara sesleri dinlemeyip konserve ve turşuların olduğu bölümü izlemeye koyulmuştum ki bir el gözlerimin önünde belirdi ve bir bardak vardı. yeni bir şişe açılmış banada ikram ediliyordu plastik bardağımda.. sohbet dayanılmaz bir hal aldı ve komşumuz türklerin kızılderili olduğunu türkler kızılderelidir gibi bir karıştırma ile öne attı. çok bilmiş bakkal yok ordunun dereleri dedi ve o an alkolünde etkisiyle tartışma çıktı. vay efendim ben derili demiştim nereye çektin, sen benimle dalga mı geçiyorsun? püüü.. sonra komşuyu dışladık bakkal efendi ile. ikimiz kaldık ve 3. saati tamamladık. her dakika başı ne zaman kapatıyorsunuz? sorun olmuyor mu polis falan? kepenkler gece gece yorar be abi adamı gibi laflar atıyordum ama bakkal efendi aldırmıyordu.
ve şişe bitti. yavaşça ayaklandı, kapıya geldi. o kadar içmiştiki kapıya tutunduğu gibi kaldı. çok merak ettiğim kepenkleri ben çektim, bakkalı evine götürdüm, komşuyu kapısının önünden kaldırıp merdivene yasladım ve eve geldim. sigarayı bakkalda unutmuştum. sabah yine gittim ve bakkal kaş göz yaparak arkaya çekti aman yeğenim kimseye söyleme dedi.. gece alkolün dibine vuran, tokat’ta bütün hoppala hanımları götüren, askerde komutanları döven, arabayı kaydırarak seni seviyorum yazan bizim bakkal bildiğin kılıbıktı ve kasada duran yarım porsiyon karısından korkuyordu. o günden sonra ne alkol teklif edebildi nede sohbet. al para ver sigara, arada birde ekmek alıp şaşırttım onu.
olay sahicidir, yiyorsa gidin bakkala sorun.
08 Eki 08
17:03
oywblkgvdzcfkhjohqnxvvdfwoysue