çimenlere uzanır gibi uzanıversem şu havaya. düşüşümü düşün müyorum, nede olsa çimenden kalktığımdada hayat çimento yığını gibi vuruyor yüzüme yüzüme. gözlerime rüzgar giriyor, yaşartıyor. sigarayıda doğru düzgün içemiyorum burada; yarısını sömürdün yine rüzgar efendi. mektup yazmayada fırsatım olmadı, belki merak eden olur. nede olsa tatili deniz kenarında değil, dibinde yapmaya karar verdim bu yaz. hiçte yaz mevsimi gibi değil bir soğuktur aldı gidiyor bedenimde. tüylerim diken diken oluyor soğuğundan.. çimenler mi yaş acaba? rüzgar böyle devam ederse bol penyem balon gibi açılabilir. hep özendiğim şeylerdendir, motorda penyeyi şişire şişire gezmek. dikkat ediyorumda arabalardan bana bakıyorlar. onlara göre iki yakayı birbirine bağlayan bir yapı, bana göre ise iki yakası birbirine bu köprü ile bile bağlanamayacak bir adamın son mektubu.. beton çok sert gelecek galiba..
hollanda’da bir mektup arkadaşım vardı, bak o geldi aklıma. iki mektuptan sonra kesmişti göndermeyi. şimdi nerededir kimbilir?
ben bir mektuba pul bile olamadıktan sonra..

This post has no comment.