Archive for the 'Müstakil' Category


Şikayetim Var! 1

güncel ve sosyal içerikli blogları yada yazıları sadece okurdum ve okurken hiç birgün benimde bu konularda yazacağım aklıma gelmezdi. allah allah olmaz ya.. derdim hatta okurken. bu yazıyı bana yazdıran durum çokta iç açıcı ve örnek olup anlatılacak bir durum değil; bir kapkaça şahit oldum. evet resmen bir kapkaçtı ve orada bulunan polis memur ve memure olaya benim baktığım yerin 2 metre ilerisinden benim gibi baktılar. biri telsizine yapıştı ama anonslu kısmını tam olarak dinleyemedim olayın heyecanından. fakat kapan kaçmıştı bile..

güvenlik birimlerinden bize daha yakın olanı polislerdir ve bunun gibi gasp durumlarında yanımızda olmaları en esaslı görevlerindendir. bende bir zamanlar amaaan polislerin umurunda mı bakalım? diyordum ama bu kadar gözle görülür tanıklığım olmamıştı. sizde eminim çok duyarsınız polis ile ilgili benim sarf ettiğim gibi sözler..

maksadım türk polisini kötülemek değil, benim gibi bu tarz olayları görüpte polisin tepkisiz kalmasına hayret edenleri kapıp kaçan şahısı anında ensesinden yakalayarak ve gerekenin yapılacağından emin bırakarak alkışı haketmeleridir. yinede gerekenin yapıldığını yada yapılmaya çalışıldığını umarak kendimi güvende hissediyorum.

Karadeniz 1

bir bataklık olmadan bu sevda, bitsin! dedi genç kız gözlerinin altında göz bebekleri kadar küçük taneli damlalarla. alınma ama, kurtulmaktan, sıyrılmaktan yanasın bataklık olarak gördüğün bu uzun berrak yemyeşil deryadan. gözlerin yanılıyor olmalı ki bu güzelim yeşilliği, parıltılı minik dalgaları, geceleri suyun üstüne düşen şu koca ay’ı nasıl bir çamur çukuru olarak görürsün dedi erkek titrek sesiyle ve devam etti bana ve senin için her damlasına kadar kendimde biriktirdiğim bu denize yapacağın en büyük kötülüktür bize girdiğinde çamura bulanacağını sanmak. derinimizde saklı hazinelerden mahrum kalacağını bile bile uzaklaşmak istiyorsan seni engellemek isterim; çünkü bir adım arkanda asıl bataklık var. denizinden korkuyorum ama ben dedi biraz daha sakince genç kız. erkek kendine güvenerek cevapladı: ben senin için doldurdum burayı, ne vurgun yemene izin veririm nede boğulmana. kendi dalgalarımı dizginlerim dalgakıranım olurum, boğulmanı engellerim; gerekirse tüm suyu gözlerimden akıtır kendi kendimi boğarım..

Kollukla Girin 0

kimine göre derin gelir boy havuzları, kimine göre sıcak taraf. eğer 4 metre muhabbeti dönmemişse arkadaşlarınız ve sizin aranızda hayatınızda, bu yaz deneyin derim.

muhabbet şudur:

-biz gidiyoruz 4e.
-ya olm hep yapıyonuz bunu bana gelin şurda takılın işte, deve güreşi falan.. allah allah ya!
-lan bura çoluk çocuk. işenmekten sıcacık olmuş baksana!?
-yok lan burası sığ ya ondan sıcak oluyor, aha gitmeyin nolur ya..

götünü döner ve gider 4e baştan yazılmış tayfa. zaten onlar ilk yüzmeyi 4e itilerek öğrenmişlerdir. birde şu havuzdan çıkıp kenardaki kokteyle abanan çakma rus tatilköyü hanımlarına bir delikanlı reklamcı abimizde çıkar çıkmaz çekse el hareketini. herşey bedava olmasa buraya koyardın evde hazırlanmış tang’i dese. abla yamulsa kalsa, kramp ayaklarına.

Darbe: Bloknot 2

he-man gibi metroseksüel bir kahraman daha görmedim ben. bakımlı-sarı küt saçlar, alınmış kaşlar ve bembeyaz dişler. kaslı yapısıda olmasa haydi lili lili lili lili yaar dizelerini yorumlayabilirdi. neyse he-man yapılı bir abla sevgilisi olduğunu sandığımız abiye yanaşıp milletin orasına burasına bakma artık bıktım dedi. bizde abla haklı aslında dedik. ve sanki bu onayı duymuş gibi indirdi elindeki defteri eniştenin kafasına (buradaki benimsemeye dikkat). defter dediysem cep fihristi değil 240 yaprak bloknot. eyvaah dedim ama dememle eniştenin et yiyen çiçeğe marionun götünü kaptırdığı anki ifadeyi vermesi bir oldu. hoop kaydı gitti koltuktan. iki üç dakika sonra kendine geldi bizimki. bir arka sıramızda bulunan yedek jüriden birinin yorumu olaya son noktayı koydu: iyi teli kaçmadı kııız gözüne allahıma.. 

Eski Araba 2

arka camında “beni yıka”, sol kapısında bir insan boyunda çizik.. birkaç yıl evvel olsaydı diyor, birkaç yıl.. terkedilmemden birkaç yıl öncesinde, şimdiki aklım olsaydı keşke.. başından bir iki kaza geçmiş, her yıl düzenli olarakta bir sefer lastiği patlamış bir hurda.. ne emeklerim var beni buraya bırakıp gidende.. bunca yıl sırtımda taşıdığımın, girdiğimiz-çıktığımız kasisleri hissettirmeyişimin, sırf rahatı ve keyfi için kendime baktığımın.. birkaç yıl.. beni ondan ayıranın benzine yapılan zamlar olduğunu söylesede inanamadım ben ona.. yalan söylediğini anlamayacak değilim bunca yıllık sahibimin. anahtarlarıda üstümde bırakıp gitmesinden, aynaya son kez bakan gözlerinden belliydi beni bu hurdalıkta başka birisi için terk ettiği.. kendimi suçladım başında.. ama suç benim değil; yıllarındı..

Sonraki Sayfa »