dıkşinya diye başlayan bir efekt vardı biz çocukken.
şimdiki çocuklar hala aynı sesi çıkarabiliyor mu acaba?
yoksa “ahha trojanladım seni” yada “4ün1i beee” diye mi oynuyorlar bu eli tabanca yapıp oynanan oyunları..
nasılda ciddiye alırdık o zaman oynadığımız oyunları..
evcilik mesela.
mahallede hep bir anne hep bir baba olurdu.
diğerlerinden yaşça biraz daha büyük erkek çocuk baba olurdu.
ve o yaşta gözüne kestirdiği kız çocuğunu eşi kabul eder oyuna başlardı..
aileye olan bu merak nedendir?
bıkılıyor sonraları..
sonraları bu evcilikte baba olan çocuk biraz büyüyor ve babasına günü gelince ” ya bi siktir git baba ya” diyor..
nerede o güzel kız?
nerede o diğerlerinden daha büyük olduğu için baba olan?
çocukluk oyunlarından misket ve gazoz kapağı vardı..
benim zamanımda..
evet bazısına göre antik çağların son zamanlarıdır..
şimdi misket yerini counter strike a, gazoz kapağı knight online a bıraktı..
bizde etkilendik..
evcilik oynadığımız, yıllarımızı geçirdiğimiz “ilk eşimizi” unuttuk..
kaçımız hatırlıyor?
seni seviyorum diyemiyorduk, aklımız ermiyordu ona ama buruktu ona karşı kalbimiz..
hic o zamanlardaki kadar hizli carpmiyor kalbim..
ifade edebilecek kadar konuşma-kelime bilmiyorduk belkide..
etme zamanında ise geç olduğunu fark etmek burkulan içimizin kırıldığını hissettirdi..
hayat beni savurdu yerden yere
sen esme
ad koyunca büyüsü bozulur diye
isimsiz izinsiz içinden sev beni
gibiler ülkesinde
gibi gibi sevme beni..

~ 16 Kasım 2006 @ 23:04
çok seviyorum seni çok güzel anlatıyorsun kalbimizdekileri en çok ta bu sözüne hakverdim (ifade edebilecek kadar konuşma-kelime bilmiyorduk belkide..etme zamanında ise geç olduğunu fark etmek burkulan içimizin kırıldığını hissettirdi..) iyiki varsınne diyeyeim:)
~ 19 Kasım 2006 @ 01:55
süper bi yazı olmuş buda
eski günlerimizi hatırlatıın bize saol varol