
vay vay vay. converse,1908′de kurulmuş bir firmanın, basketbol kesi olarak ürettiği, marka isminin genellenip, tüm modellere yapıştığı (all star) rahat ayakkabı. ülkemizde yıllardır varolmasına rağmen son 5 yılda tahminimce kondomdan veya konserve közlenmiş biberden daha fazla satıldı. bir ara battı ve nike tarafından satın alınıp tüm dünyaya yeni modeller ile sevdirildi. hatta o kadar sevdirildi ki türkiye’de converse olmasa millet yalın ayak kalacaktı.hele kızlarımız, eğer converse batsaydı timberland ‘ler içinde kokuşacaktı.

converse giyipte ayağımın resmini çekmedim diyen daha görmedim. yani o kadar fotojenikki bu ayakkabılar, cazibesinden deklanşöre sert dokunuşlar atmadan kurtulamıyorsunuz.
giydikten sonra vücudu saran olm bunun felsefesi var, her önüne gelen giyiyor ateşi, ayakkabının sağından solundan patlaması ile iyice alevlenir, annenin makinaya atalım bunu, temizcecik giy demesi ile alev ekipler tarafından kontrol altına alınıp, közünden sigara yakmak sureti ile sonlandırılır.
rağbet arttıkça fiyatıda arttı. yani o zamanın parasıyla 10 liraya alınabilecek bir converse all star şimdinin parasıyla 100 liraya belki alınabiliyor. çık taksime kızılaya kar marjını hesapla adamlarımızın.

çok rahat yahu! hele birde yandan yırtılınca..
fakat ilk sene sonunda bu ayakkabının herkes giyiyor bir özelliği kalmadı tribine aldanmadan devamını getirmek tamamen sizin elinizde.
insanı tripten tribe sokan bu ayakkabının en büyük dezavantajları koku yapması, yandan patlak verme garantisi ve camii giriş çıkışlarında sıkıntı yaratmasıdır. düz tabanlık durumu varsa uzun süreli giyilmemesi tavsiye ediliyor.
yırtılmasının ve solmasının haz vermesi acaba bu ayakkabı topuktaki sinirlerden beyini mi öldürüyor? tribinede sokabilir. yani şu anda benim bu yazıyı yazıyor ve yayınlıyor olmamdaki sebep gibi.
ulan ne conversmiş bee!