Güzelim elmalar boşa dökülüyor, vaktinde toplamak lazım diye geçiriyordum içimden, arkamda biri belirdi. Orta yaşlı kaba elli bir adam elini uzattı. Belli ki tokalaşmak istiyordu. Tokalaştık. Meğer mahallenin çocukları bahçeye dalan var diye bağırmış, bahçenin ve arkasında görmediğim evin sahibi meraklanıp çıkmış. Kendimi suçlu hissederek zaten boşa gidiyordu bunlar, bende bir iki tane alayım dedim dedim. Aynı anda kalbim küt küt atıyordu. Adam sakin bir tavırla ilaçlı onlar cır cır olursun yıkada ye dedi bahçenin önündeki musluğu göstererek. Uzandım birini yıkadım diğerinide avucumda tutuyordum. Bir ısırık aldım amcaya ne güzel ya valla hayaliniz miydi bu? diye sordum. Yok kuzum ben henüz emekli olmadım dedi.
İçeriye davet edecek gibi oluyor, ben o ara arkadaki çocuklara iki dakkada sattınız lan der gibi yapıp gözlerimi kısıyordum. Gerçi bunun daha da içerisi yatak odası olurdu, zaten baya baya içerideydim.
İki katlı evinin bahçesinde yabancı bir adam, dökülmüş elmalar ve yabancı adamın tam kapatamadığı muslukla kalakalmıştı adamcağız.
Derken beklenen sohbet başladı. Boğazda vapur kullanıyor, kaptanlık yapıyormuş anlattığına göre. Tipinde daha çok emlakçılık yatıyordu ama çok taze olduğu için dostluğumuz söyleyemedim.
Boğazın eskisini bildiğinden bahsediyordu, mavinin mavi olduğu zamanlar diyerek. Denizi, elimdeki elmayla süpermarketlerden aldığım elmanın tadı gibi eskisiyle kıyaslamamı istiyordu. Ama ben cır cır meselesine takılmış, aldığım ilk ısırıktan sonra biraz ürkmüştüm elmadan. Dünya’nın adamını taşıyorsun abi be senin işinde zor dedim yeni bir konu açılsın diye. Yok artık işler kolay, akülü araba gibi dedi, sustuk.
Diğer elimdeki elma geldi önce aklıma, sonra sevdicek geldi. Abi dedim, başından bir kaza geçti mi?
Evet dese diye gözünün içine baktım ama hayır dedi.
Neyse ben kaçayım dedim.
Elmalar ilaçlı değil şakadan dediydim dedi.
Allah bilir sen vapurda kullanmıyondur dayı, iyi yazdın ha iki dakkada dedim nerden geldiği belli olmayan bir cesaretle..
Kak siktir git lan, saygısız deyus dedi.
Hayalimdeki vapur kaptanı bu küfürü edemezdi, emlakçılığı garantiledi gözümde. Bende zaferimi elmanın geri kalanını yiyerek kutladım eve kadar.
İki gündür tuvaletteyim, haram mı ettin ya?