Lowman Tarafından Kişisel, Pek Alakasız Kategorisine Yazıldı, tags: Kişisel

televizyon artık o kadar sıkıcı duruma geldiki, yapımda ve yayında emeği geçenler dahi saçma sapan davranışlar sergilemeye başladılar. 5 dakika önce ankaralı bilmem kim ile şakır şukur oynayan program sunucusu ve çaktırmadan kayıda alınan ekip, oturup ohh dedikten sonra iki büklüm bir abladan dert dinliyorlar ve ağlıyorlar. sunucu neyse ağlayan ekip elemanlarıda şu sıraların yeni ekran gözdesi.
6 yıldır her yıl olduğu gibi öss’ye girdim ve 6 yıldır aldığım puanın aynısını aldım. bu istikrarımı açıköğretim birinci sınıftada 4 yıldır sergiliyorum. boyumu ve kilomuda hemen hemen aynı süredir koruyorum. bu yapımla potansiyel bir memur adayı olabileceğimi buradan siz kpss kabul kadrosuna (var ise) sunuyorum efendim.

ilkokuldan başlayan kümeleşme, gruplaşma, kızlar ve erkeklerin ayrı giyinip soyunması (beraberde olabilir nolcak kardeştik o zaman) sonra bütün halinde kimseyi tutabileceklerini sanmıyorum. birde flütten tükürük attırtma vardı.
lisede bir öğretmenin saati soran sevimli bir kıza cevaben kolunu ıssırıp eti kemik geçiyor dediğini gördüm. o günden sonra sigaraya başladım ve içtiğim için aynı hocanın kolunu ıssırdığı o bileğinden tokat bile yedim.
makarasına takılıyorum saçmalığına uyuz oluyorum. bir gün birinin makarasına iyi bir sarıcam ama inşallah yakınlarımdan olmaz.
1 yorum Var »
Lowman Tarafından Pek Alakasız Kategorisine Yazıldı, tags: durak, Kişisel, reklam

iki ayrı kare, iki ayrı hayat. fark etmeden birbirlerine bakıyorlar durağın içindeki reklam camekanlarından. kız çok daha samimi duruyor erkeğe göre, daha candan. erkek çok dikkatli bakıyor, gözleri dikmiş; bir yere odaklanmış gibi. arada benim olduğumu fark etmeden bakışmalarına devam ediyorlar, bende utandırmamak için çok belli etmiyorum. kız samimi duruşunu korurken erkek ciddiyetini farkettirmek için elinden geleni yapıyor. elindeki patates cipsinden uzatıyor kıza doğru, kız hiç olmaz demiyor rujlu dudaklarına tebessüm vererek alıyor. camla beraber birbirlerine yaklaştıklarını hissediyorum, durak çok daraldı… erkek sürekli cips yiyor, kız tebessümü bırakmıyor.. korktuğum başıma geliyor, otobüsüm karşıdan görünüyor. aradan kalkmak istediğimi belirtir hareketlerde bulunuyorum ama nafile. bu etkileşimin tek şahidi benim ve gitmemi istemiyorlar. kız dudaklarını düşürüyor, erkek yediğinden tiksiniyor. otobüse biniyorum, kız hala karşısındakine bakıyor, o cipsini yerken.
Yorum yok »
Lowman Tarafından Kişisel Kategorisine Yazıldı, tags: Kişisel

anahtar sesi, arkadaş sesi, müzik sesi rahatsız ediyor. sürekli kura çektik sana çıktı hissi. boğucu sıcak, ağrıyan baş ve gözler bahanelerine önce kendim mi inanmalıyım? havuz kenarında su soğukmuş bekleyişine benzer bekleyişler her bir iş yapmak için niyetlenildiğinde. yaramaz çocuğun korkusu, yüreğin bir kenarında ebediyete kadar kanını emeceğini düşünen kenenin insana sıkıca yapışması gibi yapışmış. komik olmakta çare olmuyor kendine. kendi kendini güldürmeyi dene ayna karşısında, arkadaşlarının çok güldüğü olayı anlat. güler misin bilmiyorum ama gülerken kendine bir bak. hemen aynada ağlayan palyaço tribine girme ama kahraman gibi hissetmediğinden eminim, yada bende bir sorun var. böyle işte..
Yorum yok »

seninle olduktan sonra öğrendim gözüm yollarda kaldının sadece bir deyim olmadığını, özlemenin verdiği sersemliği, akıl kaymalarını.. bir tabak kabak çekirdeğinin aslında hiçbirşey olduğunu ve kabuğununda yenmesi gerektiğini; çünkü ikinci tabağı almak için pencereden kalkmak gerekiyor. ya o arada beliriverirsen? ben ne yaparım o 15 saniye bahçenin demir korkuluklu yolundan geldiğini hayal etmeden? ve sonunda belirdin; aynı anda sevinçten bende delirdim. her ilk gördüğümde bu geçici akıl kaybını yaşamak o kadar yumuşak ve heyecanlı bir duygu ki.. tıpkı bir pamukşekerin tamamını ağıza tepmiş olmak gibi. görünmez iplerle bileklerimden bağlanmış gibi açılıveriyor kollarım, tam seni içine sığdıracak kadar bir kucak. sana yer yaptım, burada uyu olur mu?
not: evet pamukşekerin tamamını ağzıma teptim, bu duyguyu da ancak böyle tasvir edebiliyorum.
Yorum yok »