PORTLAK Rotating Header Image

Etiket: ‘Kişisel’

Dilim Kalbime Dolaştı

yine dilim kalbime dolaştı. illa iki organ birbirine dolaşacak. ellerim ellerinde yine.. heyecanım oldun; utangaçlığımla birlikte. buluşmaların, kavuşmaların, varlığın çılgın bir heyecan benim için. hani yeni bir ayakkabı alırsın, gece onunla yatmak istersin; hiç bırakamamak. öyle bir heyecan. her seferinde ilk buluşma için bekler gibi beklemeler, sesini duyduğumda kalp atışlarımda hızlanmalar. ölürüm ben senin için [...]

Güz Yazı

 yaz, çiz.. çok uzun uzun yaz, çiz. o kadar çok uzun yaz çizki emsalini devlet dairelerinde ve tostçularda görebileceğin sarı gövdeli, mavi kafalıklı, bitmeden tırtlayan tükenmez kalemin tükendiğine tanık ol. kendini öyle bir bok sanki gören seni olimpiyat ateşini kav kibritlerini (vasati 40 çöp) patlatarak yaktın sansın. o kalemler ne kadar gıcıktır; elini her halukarda [...]

Sıkça Sanılan Sanılar

mutlu görünmeye çalıştık, utangaçtık, çekingendik, pasiftik birbirimize karşı. becerememe korkusu yok mu? o yedi bitirdi. ne keşfedilmemişlerimiz, ne tatlı münakaşalarımız daha olacaktı kimbilir. yerli dizilerden birine takılıp, o günü beklediğimiz zamanları bile hayal etmiştim. kalakalmak bu. bitiremediklerini yemeyi, dirseğinin sinirli yerini fiskos masalarına çarptığında kıyamam sana demeyi.. biz aşağıda imzası olanlar, seni iki günde özledik. [...]

Pure Love

okul zamanlarında üst aranırdı hani. diğer sınıftan biri gelir “oluum, bizim haberimiz vardı, memet hocaya verdik herşeyi” der, siz ne bok yiyeceksiniz bakalım bakışını takardı. bu memet hoca gibi adamlar lazım şimdi bana. bu sevdicek denen kız sürekli üstümü arıyor. bulacak birgün kalbimi diye korkuyorum. ya görürse diyorum onu ne kadar çok sevdiğimi.. daha çok saklayıp [...]

Gökyüzü Senfonisi

bulutlardan şekiller çıkarıyordu; “şu arabamız, şu köpeğimiz, aa bak şu boğum boğum olanda tombiş çocuğumuz olsun”. zaten burada böyle camış gibi yatarken ancak bulutları istediğimiz şeylere benzetip hayal kurabilirdik. aklına birşey gelmişti ve çok merak ediyordu: bulutlardan biz nasıl görünüyoruz? ben bu kadar takılmadım buna ama ciddiyetini anlayamamıştım. hayale devam etmiş demekki benden sonra. sabah [...]

Yerden Alan Yer Böceği

salıncaktan atlama yarışmalarına katılmadım, yol çizgilerini hiç saymadım, bisikletimin tekerine ses çıkarsın diye hiç boş su şişesi sıkıştırmadım, komşuların balkonlarında asılı halılara kedi fırlatmadım, kızların eteklerinin altına kızkaçıran atmadım, radyodan verici yapmayı denemedim, radyasyonun yeşil bulut olduğunu düşünmedim, saati okula değil çizgifilmlere kurmadım, çekirdeği için ishal olana kadar kayısı yemedim, kedilerle ilgili deneylerde bulunmadım, erkekler [...]

Ben Felsefe Gördüm

çokmu kitap okuyorsun? nasıl sözler bunlar? ne kadar karışık, ne kadar anlaşılmaz.. seçtiğin kelimeleri anlayamıyorum. ben senin kadar okuyamadım bunu. takıldım kaldım aşk ile ilgili yazılara. okudum durdum. başka birşey ne okudum ne yazdım. nerden bileyim ki ben şimdi senin anlattıklarını. liseden beri ne felsefe gördüm ne başka birşey.. mantık nedir unuttum bile.. hangi ünitedeydi, [...]

İçim Dışıma Sığmıyor

siyah noktadan arındırıcılarla, kükürtlü sabunlarla, doğal süngerlerle gözeneklerini krater gibi açtığım vücüdumda değişimler başladı. delikler doluyor, zaman zaman taşıyor. içim dışarıya çıkmak için gerilip gerilip vuruyor. atışlarını dahada sertleştirirse çok fazla dayanamayıp, yırtılmış patates çuvalı gibi salıvereceğim sağa sola anılarımı, sevdalarımı, organlarımı, bulunmamışlarımı. biri gelip akanları, dökülenleri toplar mı, üstüne onlar halka değil fil peçetelerinden [...]