Şemsiye ve Arap Kızı 1

“yağmur yağıyor, seller akıyor, arap kızı camdan bakıyor” burada ki arap kızını ilk duyduğunuzda aklınıza hafif tombul suratlı, kısa kıvırcık saçlı bir zenci hemşirenin geldiğini ölümü yiyin saklamayın. hakkının yendiğini düşünüyorum oradaki uzun dalgalı saçlı, orantılı ve yuvarlak hatlı arap emirliklerinden abu dubai’ye nüfusu kayıtlı ablamızın. asıl konumuz şemsiyenin altında düşünmek.. denediniz mi bilmiyorum ama ıslanmış olma derdiniz üzerinizde şemsiye varken dahada artıyor. yani elinde şemsiye olan biri ile olmayan biri arasındaki amanin ıslanıyorumite çok farklı. şemsiyen varsa ıslanmaya tahammül edemiyorsun arkadaşım. sanki prezervatifin içindeymişsinde %98′lik bir koruma sağlayacakmış hissine kapılıveriyorsun.

Yağmurlu Gün ve Haftalar 0

rainyday.jpg

“ıslaklığımla, hafif serinliğimle, damlalarımla yürüyorum. kendimi her ne kadar voltran gibi bir çok parçadan oluşmuş hissetsemde paslandırmıyor aksine yağlıyor bu damlalar mekanizmayı. damla olan şeylerle yakın alakama cukkadanak oturuyor bu yağmurlu günler. damla çikolata, göz damlası, yağmur damlası, damla sakızı.. alamancı dediğimiz adamlardan görüyorum birde her yağmur yağdığında. acaip yazılı şapkaları ile memleketinin yağmurunu özler haliyle dolaşmaya çıkıyorlar. ben nereye onlar oraya. gelmeseler keşke peşimden o komik şapkalarıyla. bende kıs kıs gülmesem şu ciddi yağmurlu gün ve haftalarda..” çok benimsedim yağmur olayını. norveç bizi kabul etsin. haberler tırt çıkmasın!