İçim Dışıma Sığmıyor

siyah noktadan arındırıcılarla, kükürtlü sabunlarla, doğal süngerlerle gözeneklerini krater gibi açtığım vücüdumda değişimler başladı. delikler doluyor, zaman zaman taşıyor. içim dışarıya çıkmak için gerilip gerilip vuruyor. atışlarını dahada sertleştirirse çok fazla dayanamayıp, yırtılmış patates çuvalı gibi salıvereceğim sağa sola anılarımı, sevdalarımı, organlarımı, bulunmamışlarımı. biri gelip akanları, dökülenleri toplar mı, üstüne onlar halka değil fil peçetelerinden örter mi? örtmesede bir su tutuversin. birinin üstüne, ayağına yapışır neme lazım; düşmanıma vermesin! meçhulde bir denize doğru akıyor herşey görüyorum. ama engel olacak, akışı bir aşka/umuda çevirecek barajlar kuramıyorum. ne gücüm, ne sermayem yetiyor. kabul etmeliyim artık: ben sağından-solundan patlamış bir patates çuvalıyım.

“Estafurullah.” diyerek ne kadar anlamsızlaştığımı taşıyorum zirveye..