Macera Avcısı
güvenlik görevlilerinin polis olmadığını anladığımda 13 yaşındaydım. polisinde asker olmadığını aynı gün anlamam tesadüf değil meraktan. asker konusuna girersek çok uzar, en iyisi burada anlatmayı düşündüğüm korkuyu anlatıp hayallerime geri döneyim. efendim yine küçükken motosiklete bağlı ufak bir römorkörün içinde taşınan su şişelerinin kapaklarını çalmak sureti ile sallandıkça dökülmelerini izleyip kıs kıs gülmüş, aynı anda bizimle bunu izleyip sırıtan güvenliği görünce 5 dakika önce heyecandan işememiş olsam işeyecek kadar olmuştum. o gün bu güvenlik amca bizi aldı ve bizim yine o gün için hapishane sandığımız yere soktu. maksadı bizi korkutmaktı ve başardı. çünkü biz güvenlik kulubesinin ışığı açılmamış bölümünü hapisane sanmıştık onun istediği gibi. ve yine onun istediği gibi 3,5 atıp akşama su şişelerinin kapaklarını yarım şişelerin tepesine tek tek geçirmiştik. sabahları okula gidip gelirken o güvenlik kulübesine bakmadan gittim geldim 3 yıl. sonradan öğrendik ki bizim bekçi bizden 2-3 ay sonra emekli olmuş memleketine gitmiş. gerçi tuvaletten mi bekçiden mi korktuğumu hala bilemiyorum. ama bekçi iyi adamdı be! bekliyormuş en azından onu öğrendik.

