
bu yazıyı kendine şahin k’yı model almışların okumasına hiç gerek yoktur.
o ne lan öyle bir elin şeyinde bir elin farede “ohh yavrum ”
diyorsun ekrana karşı..
çok fena sıkıntılı günün, çok ağır sancılı saatlerinde çok hafif bir esintiyi aramak. içini o kadar boşaltmak ki, o çok hafif esintinin üstüne çıkıp çok iyi bilmediğin diyarlarda farklı bir hava bürünerek dolaşmak. gölgelerin gücüne inanmak, sünger bob’u yaratılandan saymak ve yaratandan ötürü sevmek, götü başından ayrılınca vah kardeşim diye üzülmek. kanepeden kanepeye zıplarken kafanı tavana çarpacağını sanmak ve kafayı ve g.tü biraz içe kıstırmak. kaymaklı bisküviyi çaya tatlandırsın diye karıştırmak.. ferdi sigorta reklamlarında verilen 444′lü numaraları bunun otomatiği yok mu arkadaşım? diye rahatsız etmekten büyük keyif almak falan filan.


~ 19 Ağustos 2008 @ 12:33
Sponge Bob’ı yaratan adamın Patrick gibi bir karakteride unutmaması..
~ 20 Ağustos 2008 @ 12:14
patrick’e can feda.