siktir lanohşş
Sayfanın Devamını Oku »

Comments 2 Yorum Var »

ABSINTHE…. YEŞİL PERİ… LA FEE VERTE
absent içilir

Absent (Absinthe) ilk kez Henri Louis Pernod tarafından 1805′de ticari olarak piyasaya sürülen aromatik bir likördür. Artemisia absinthium ve diğer bazı Avrupa’ya has mutfak ve tıpta kullanılan bitkilerin damıtılması ile yapılır. %45 ile 75 arası alkol ihtiva eder. Avrupa’da üretime girdiğinden beri geçen 200 yıl boyunca, absinthe tüm dünyada yaratıcılığı arttıran ve afrodizyak bir içki olarak nam saldı. Sanırım başka hiçbir içkinin bu kadar romantik bir tarihçesi yoktur.

On dokuzuncu yüzyıl Fransa’sında günlük yaşamın her alanına girmişti absent. Paris’in geniş bulvarlarında yer alan cafeler, akşam üstü saat beşte şık giyimli beyler ve hanımların, zümrüt yeşili içkilerini yudumlayarak hayatın akışını izlemelerine sahne oluyordu. Rengi nedeniyle Le Fee Verte ya da Yeşil Peri diye bilinen bu içecek o denli popülerdi ki, akşam üstü kokteylinin saati yeşil saatler olarak da anılıyordu. Fransız İzlenimcileri: Toulouse Lautrec, Degas, Manet, Van Gogh, Belle Epoque (Güzel Çağ; Batı Avrupa’da barış içinde geçen ve edebiyat, sanat ve teknolojide ilerlemeler sağlanan 1871-1914 dönemi) döneminin Paris’i, Montmartre cafeleri, Verlaine ve Rimbaud’dan Joyce ve Hemingway’e kadar birçok yazarın esin kaynağı olmuş absent.

Elbette madalyonun bir de karanlık yüzü var. Başka hiçbir içki bu kadar içtenlikle lanetlenmemiş, başka hiçbir içki böylesine doğrudan hedef alınarak yasaklanmamış.

Henri-Louis Pernod tarafindan yapılan ilk absinth; anason, fennel, meyan kökü, çördük (hyssop), yavşan otu, rezene, oğul otu (lemon balm), juniper, hint cevizi (muskat yada nutmeg), melek otu (angelica) ve pelin otu gibi bir dizi kokulu baharatla damıtılmış sert bir bitkisel içkidir. Daha sonra icine Absenth’in “yeşil peri” ünvanı kazanmasına neden olan klorofil ekleniyordu.

En kötü üne sahip olan pelin otu (wormwood), latince adıyla Artemisia absinthum, Avrupa’da yabani olarak yetişir, ABD’de ise ekilerek elde edilir. İçkinin efsanevi etkisinin büyük bölümü, %50 ile 75 arasındaki (genellikle %60 civarında) fazlasıyla yoğun alkol oranının yanı sıra bir dizi baharatın katkısına bağlıdır.

Geleneksel olarak buzlu su ve küp şekerle servis yapılır; küp şeker, delikli gümüş bir “absint kaşığı” üzerine konur ve su, şekerin üzerinden absint bardağına (genellikle 3:1 ya da 4:1 oranda) sızdırılır. Şeker absentin acılığını bastırmaya yarar, su içkiye damlarken süte benzer yeşilimsi bir beyazlık ortaya çıkar.

İngiltere’de cinnet geçiren bir babanın ailesini katletmesi, adamın absinth bağımlısı olmasına dayandırılarak, önce İngiltere’de sonra ise tum Avrupa’da absinth yasaklandı. Günümüzde ise; absinthe Amerika ve İngiltere’de halen yasak olmakla beraber, başta Fransa, İspanya, Çekoslovakya olmak üzere, pek çok ülke tarafından üretilip, tüketilmektedir.

GÜNÜMÜZDE ABSINTHE

Tüm bu yasaklar, absintı unutturmak yerine daha çekici kılmıştır. Kaçak absent üreticileriyle Avrupa’nın her yerinde savaşılıyordu. 1981 yılında İsviçre hükümeti Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand’ı Neuchatel’de (Val-de-Travers’in doğu sınırında bir kasaba) Hotel DuPeyrou’da bir akşam yemeğine davet etti. Mitterand’ın ev sahibi, ziyaretin şerefine tatlı olarak souffle glace a la Fee Verte ikram etti. Absint sözcüğü ağızdan kaçırıldığında kameralar bir ipucuna rastlamak amacıyla tüm odayı didik didik etmeye başladı. Unutulmaz bir akşamdı. Ertesi sabah da öyle… İsviçre alkollü içki yetkilileri restoran sahibi Daniel Aimone’u tatlı konusunda sorguladılar. Aimone, stoğunda bu değerli içkiden bulunmadığını bildirdi. Altı müfettiş ve birçok polis, iki gün boyunca mahzendeki 4000 şarap ve içkiyi taradıktan sonra aynı sonuca vardılar. Ama bu İsviçre’lileri durdurmaya yetmedi. Tatlıda gerçek madde (absint) bulunduğu kanıtlanırsa Mösyö Aimone 200 İsviçre frangı ceza ödeyecekti. Ancak restoran sahibinin absint yerine yasal olan pastisi kullandığı ortaya çıkarsa, bu kez sahtekarlıkla suçlanacaktı. Aimone sonuç olarak ikincisini itiraf etmeyi tercih etti…

Yasaklar, 1988 yılında Fransız’ların yaptığı bir yasa değişikliğiyle, Avrupa Birliği’nin thujone içeren içkilerle ilgili mevzuatına uygun olarak bu içkinin bir varyasyonunun üretim ve satışına izin verilmesiyle kalktı, tek koşul üzerinde “absint” etiketinin bulunmamasıydı. Benzer düzenlemeler diğer Avrupa ülkelerinde de yapılırken, İngiltere, Portekiz ve İspanya gibi bazı ülkelerde hiçbir zaman absintin yasaklanmamış olduğu ortaya çıktı. Özellikle Çek Cumhuriyetinde absint hala popülerliğini sürdürüyordu. Düşük dozda thujone içeren bazı türler Kanada’da piyasada bulunurken, ABD’de artemisia absinthium’dan yapılmış tüm içkilere konan sıkı yasak güncelliğini koruyor.

kaynak

absent hazırlamak

Comments 64 Yorum Var »

popomudo

Geleceğin en popüler oyunu Popomundo ile dünya çapında bir yıldız olabilir, hatta kariyerine New York’ta başlayabilirsin. Dilediğin bir karekter oluşturduktan sonra, şöhret basamaklarını yavaş yavaş tırmanman hiç de zor değil. Bu şekilde New York’ta konser veren, dünya turnesine çıkanlar bile varmış.Ünlü olmak isterseniz merakınız var ise takılın…
Popomundo internet üzerinde oynanan bir “rol yapma” oyunuymuş oyuncular sanal müzik sanayisinde şöhrete kavuşmaya çalışırlar. Oyun gerçek zamanlı oynanırmış ve siz oynamıyorken bile gelişmesini sürüyomuş.ilişki kurduğunuz her karakter dünyanın bir noktasında oyunu oynayan gerçek bi kişiymiş..Çok pis oynarım ve ilişki kurarım derseniz sizde katılın görelim sizide..Popomundo için buradan..

Comments 40 Yorum Var »

-ne iş ile meşgulsünüz?
+dişlerimi fırçalarken aynaya köpük sıçratır,macunu ortasından sıkarım..ohşş..

-ne iş yaparsın?
+ben mi?gazetelerden harf kesip kız arkadaşımın adını her yere yazarım.
Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

uyandığında işe geç kalmıştı,
gece gördüğü rüyadan etkilenmiş,boynu ve sağ omzu tutulmuştu.hiç vakit kaybetmeden giyindi ve yola attı kendini.bindiği otobüste yine güldürecekti birşeyler:
-kaptan arka kapıyı açar mısınız?
*bu imkansız,bu imkansız.koruma kalkanı varken o kapıyı açamam..hey dostum ne yapıyor bu?

kaptan denildiğinde aklına kaptan kusto gelmişti.
öldü gitti.trt’nin yalınlığının gidericisiydi bir zamanlar..

yürüme zamanı geldiğinde yine düşüncelere dalmıştı..
bir buz gibiydi,hemde adi bir maldan (mika) yapılmış bir tabağın içinde.
zaman geçtikçe eriyor,eridikçe suyu çıkıyordu..
“ahahaah,sabah sabah lan aklımı zikim” dedi kendi kendine..

doğru demişti.sabahın köründe mikanın,buzun bokunu yemeliydi.çok geçmeden kendine geldi.büfeciye “meraba abi,iki simit bi 3′ü bir arada” dedi.büfeci her zamanki samimiyetiyle “1 lira” dedi…

mika hakkinen geldi aklına yeniden.çok severdi bu adamı izlemeyi.şumi kadar popüler,götüm yedim yapan biri değildi.kalenderdi mika..

hatta bir keresinde şöyle bir olay geçmişti zihninden,hayalgücünden:
-mika abi mika abiiiiii..önü kalkıyor mu bunun?
*ehehe koçum git onu shumi abine sor ehehe
-çok kral adamsın biliyon mu abi..
*ehehe motorun sıcağından pişik olmuş lan her yerim..

null

mika hakkinen

Comments Yorum yok »