Yalamalı Uyku Hali 4

yazla birlikte bakkallarda dondurma şehirler arası otobüslerde de soğuk içecek dayamaları başladı. insanın canı daha çok tatlı fakat hafif birşey istediğinde akıla ilk gelen dondurma yazın sıcağıyla birlikte uyku getiriyor dikkat ettiniz mi bilmem? sağda solda içi geçmiş insan görme ihtimalimizi yüzdeye vurulupta arttığını görebileceğimiz bir rakamla ifade edecek olursak acaip bir artış gözlemleyebiliriz. bu halde kimse tam performans çalışamıyor tabi. işte bütün bunların sorumlusu dondurmadır ve dondurma avrupalıların yüksek ısılı güneş oyunundan sonra üzerimizde oynadığı oyunlardandır! algida’da avrupalı lohusa (yeni doğum yapmış, pert) gıda demekmiş zaten..

Helva Ekmek Çay 1

film sahnelerini andıran aksiyonlarla dolu bir hayatı yok çoğumuzun eğer taksici yada işportacı değilsek. yıllardır kendi kendimize yarattığımız kıpırdamalar vardır ki bunlardan en bilindiği “ıssız bi adaya düşsen yanına alacağın 3 şey nedir?”dir. en karizma cevapta çakmak, gaz, çakmak taşı bana göre. bunları bir poşete koyup adaya düşen adam nerondan başkası değildir. günümüzün pek meşhur dizisi lost’unda işlediği ıssız adaya düşme, zikerler teması bu soru içinde geçerli midir orası bilinmez ama süleyman demirel’in “dün dündür bugün bugündür” sözü kadar oturmuştur. ilkokuldan bu yana 3 obje bir araya geldimi ıssız adayı çağrıştırırdı, lost çıktı o işte bitti. sandığımız kadar ıssız değilmiş lan orası..

radyoğğhh ooooodtüüü / ıssız ada

Çok Gülmüş 5

ikimizde yüzümüzde bu aptal gülümsemeyle uyuyakalıversek, hatta ölüversek.. sabah bulanlar bilemese sebebini bu tebessümün. aslında bizde bilmesek, fakat gülümsemeye devam etsek. geceden kalma bir gülücük ağrıtsa yanaklarımızı, çok kaçırmışız yine desek birbirimize. ve uykunun en tatlı yerinde gıdıklanıyormuşcasına bir kahkaha daha patlatıversek. keyfimizi kıskandıklarından kerem ve aslı mezarlarında ters dönse. gözlerimizi açar açmaz görebildiğimiz tek şey olsak; sana ben, bana sen. ve farkına varmadığımız bir havayı solusak beraberce, hem sen koksa hem ben. sinse üzerimize hiç çıkmasa. kokunda sinse, kendinde sinsen. çıkmasan..

bunların bir kısmı duyduklarımdı. hala gülüyorum. çok seviyorum seni diyerek yazı bitirmeyeli uzun zaman olmuştu..

Eski Araba 2

arka camında “beni yıka”, sol kapısında bir insan boyunda çizik.. birkaç yıl evvel olsaydı diyor, birkaç yıl.. terkedilmemden birkaç yıl öncesinde, şimdiki aklım olsaydı keşke.. başından bir iki kaza geçmiş, her yıl düzenli olarakta bir sefer lastiği patlamış bir hurda.. ne emeklerim var beni buraya bırakıp gidende.. bunca yıl sırtımda taşıdığımın, girdiğimiz-çıktığımız kasisleri hissettirmeyişimin, sırf rahatı ve keyfi için kendime baktığımın.. birkaç yıl.. beni ondan ayıranın benzine yapılan zamlar olduğunu söylesede inanamadım ben ona.. yalan söylediğini anlamayacak değilim bunca yıllık sahibimin. anahtarlarıda üstümde bırakıp gitmesinden, aynaya son kez bakan gözlerinden belliydi beni bu hurdalıkta başka birisi için terk ettiği.. kendimi suçladım başında.. ama suç benim değil; yıllarındı..

Kürke Hayır 1

“nereden geldiği ve nasıl başladığı belli olmayan bir kürk modası, istanbul’un hemen bütün kadın tabakalarına yayıldı. bu moda, dedelerimizin ve ninelerimizin bilinen kürkünü tersine çevirip sırtına geçirmek ve kurt veya goril gibi, iri yapılı bir hayvana benzeme tuhaflığından ibarettir. bu moda, o kadar yayılmıştı ki şimdi kastor mantosu olmayan hanımın hiç olmazsa kedi veya fare derisinden bir kürkü olması gerekiyor. tırnaklarını sivrilten ve vücudunu baştan başa tüylü göstermek isteyen kadın, belli ki insandan başka bir hayvana benzemek için uğraşıyor..” kaynak: ahmet haşim - kürk - bize göre. önceleri linklerini verdiğim ve sağda solda desteklediğimi belirttiğim www.kurkehayir.gen.tr ‘yi hatırlatayım dedim. yazıda ne zamandır aklımdaydı.. iyi oldu iyi..

36 / 6« Start«345678910»Stop »