Rüya ya bu, çok hızlı koşuyormuşum. Normalde 3 büyük adımdan sonra tıkanır, küfür etmediğim nesne bırakmam. Koşuyor, koşuyorum. Forest Gump bok yemiş yanımda. Çamurlu yerler çıkıyor karşıma zırt bırt. Üzerinden sırrını bulduğum “Uzun süre havada kalma” yöntemi ile kuğu gibi süzülüyorum. Gerçekten ne kadarda basitmiş uçmak, havada kalmak. Ginger mantığı, göğüsü ne kadar ileri doğru iterseniz o kadar ivme kazanıp havada kalma sürenizi uzatıyorsunuz. Gerçi benim için fark etmiyor, çünkü yerdede başarılıyım, durmadan koşabiliyorum. Havada olmak dahada güven veriyor, göğüsümle acaip hareketler yapa yapa ilerliyorum..
Oğlum bak sen beni bilmezsin çok fena çarpayım diyor adam kendinden daha ufak görünen adama. Adam önünde gezdirdiği kendi gibi ufak köpeğiyle birlikte kuyruğu kıstırmış, havadan tokat inmesini bekleyen yaramaz çocuk gibi bekliyor. İri yarı adam sesini yükselterek sessizliği yine bozuyor G.tünde mi dolancam ben senin bütün gün.Koca adam oldun itle köpekle geziyorsun ben seni senetleri geri getirmen için gönderdiğimde. Ufak adam karşılık verecek gibi oluyor, bi kısım tükürüğü ağızında gezdirirmiş gibi bir hareket yapıyor ama susmaya devam ediyor. Çevredekilere aldırmadan arabasına binerken bir laf daha ediyor iri yarı adam ama onu tam duyamıyorum..
Arkadaşım Cüneyt bugün o çirkin köpeğiyle geliyor her zamanki toplantımıza. Bugünlerde toplanmak çocukluktan kalma, yıllardır devam ettirdiğimiz bir alışkanlıktır. Eskilerde daha kalabalıktık fakat sonraları büyüdükçe bahaneler çoğaldı, evlenenler oldu, ishal olanlar, poposunda kılı dönenler oldu, bir Cüneyt’le ikimiz kaldık. Birçok ortak yönümüz olmasına bağlıyorum ben bunu ama Cüneyt hukuk adamı olduğundan biraz şüpheci bu durumdan; bizim evli olmadığımızdan ailelerinin izin vermediğini, bizim onları yoldan çıkaracağımızı düşünmelerine bağlıyor.
Hukuk fakültesini bitirdiğinde kendini taze sıçılmış bir b.k gibi hissettiğini, kurumadan bir oluşumda bulunması gerektiğini bana söylediğinde, şirketimizin çalıştığı hukuk bürosunda onu staja benzer bir işe sokmuştum. Fakat bugün gördümki bizimki hakkaten b.ktan bir herif. Yıllardır zaten içimden içimden gıcık olmuş, komşunun oğlu diye birşey diyememiştim. Kel kafasına soktuum derdim, hatırlıyorum. Biz peynir ekmek yerken özenir gider o da yaptırırdı. Ulan peynir ekmeğin neresine özenilir çakma bizim mahalleli. Diğer arkadaşların hatırına geliyordum, onlarda gelmiyor. B.k gelirim bir dahaki haftaya ben buraya. Zaten iki bira içip, ehi ehi gülmeye başlıyor. İyice gıcık oldum oturduğum yerde. Baksana şuna karşımda hala sırıtıyor. İbne mi lan yoksa bu? Bi köpek birde küçümen ev. Ah ulan nasılda akıl edemedim ben? Tabi yaaa! Bizim Cüneyt ibne lan.
-Oğlum Cüneyt çok ibnesin biliyon mu?
-Ehi Ehi!
-Ne gülüyon?
-Hiç işte başkan ya. Ehi Ehi..
-Başkan maşkan deme bana. Kimsiniz sizde beni başkan seçtiniz?
-Ehi ehi!
-Haftaya ben gelemiycem onu diyecektim
-Ehi? Niye?
-Dedemgil gelecekler köyden. Onları ağırlayacağım.
-Anaa.Nuri amcalar mı? Çok severdim ben küçükken onun elini öpmeyi
-Öpme lan benim dedemin elini bi daha..
Çok kıllandım lan!
This post has no comment.