
hayatın kendini yorduğunu bahseden insanlara özenirim fakat bu birgün onların karşısında yer almayacağım manasına gelmez. çünkü ben rüyasında sayısal lotodan büyük ikramiyeyi kazanmış, edindiği parayla kirada oturduğu evi ve sevgilisinin beğendiği kırmızı vosvosu almış, on yüz bin milyon ytl sahibi olduğu halde brezilyalı, yukreynli güzeller dururken sevgilisi ile evlenmek için ailesi ile görüşmüş bir adamım. bunca para cebimdeyken yorgun insanlardan korkacak değilim ya!
kaç kez duyduysam şu beden iflasını, inanamadım; yahu kardeşim madem yoruldun otur dinlen bir soluklan, gazlı azim şerbetinden yudumlamayıda bir bırak artık. spor kapaklı şişelerden su iç iyi gelir serin serin.
tamamen sabır meselesi olan bir işin devamını getirme psikolojisi ve ardından gelen yorgunluğun dilevurumu. yani yaptığın işi seviyorsan kendinden yada biryerlerden vermelisin. buradan sevmek, vermek demektir gibi bir teoriye varılabilir. ver allahım ver sonucu bünye yorulur, feryada koyulur.
bu bahsettiğimiz adamın evinin bahçesinde bir fırlatma rampası olabilir. küçükken başladığı roketi tamamlamış yada tamamlamak üzeredir muhtemelen. memurun daniskası..

~ 14 Ağustos 2008 @ 09:06
Valla tam olarak olayı çözemedim ama dinlenmek lazım diyorsun sanrıım!
~ 14 Ağustos 2008 @ 09:46
aynen öyle